Pazartesi Dergisi  Web Sitesi Anasayfası
Pazartesi Dergisi Hakkında
Pazartesi Dergisi İletişim
Pazartesi Dergisi Anasayfası...
   
AğuEylülEki
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910
 
 
sınır ötesi operasyonla ilgili ne düşünüyorsunuz
 
 
bütün anketler
 

Eski KA-DER başkanı Seyhan Ekşioğlu:"Tercihim ideolojik değil, kadın bakış açısı temelliydi"

22 Temmuz'da yapılacak olan seçimlere az bir zaman kala, seçim kampanyalarını izliyoruz hep birlikte. Seçimlerde aday adayı olup sonradan aday gösterilmeyen kadınları da unutmuş değiliz. Av. Seyhan Ekşioğlu da aday adaylarından biriydi. Kendisiyle AKP?den aday olması ve yaşadıkları üzerine konuştuk


Milletvekili aday adayı olmaya nasıl karar verdiniz?

1984 yılından bu yana kadın hareketi içinde yer alıyorum. 10 yıldır KA-DER'de (Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği) aktivist olarak çalışıyorum. Şube başkanlığından, genel sekreterlik, genel başkanlık görevine kadar, KA-DER'in tüm kademelerinde ve birçok projelerinde görev alıyorum.

En önemlisi eşit mesafe ilkemiz gereği neredeyse bütün siyasi partilerin kadın kollarında, kadın STK ve platformlarıyla her düzeyde gönüllü çalışıyorum. Türkiye'de baraja yakın ve barajı geçen siyasi parti kadın kollarında yapılan çalışmaları da yakından biliyorum.

Son 10 yıllık çalışma sürecimde kadın sorunlarının çözümünde tıkandığımız en önemli noktanın parlamentoda temsil olduğunu yaşayarak görüyorum. Sorunların çözümü için hükümet ve parlamentodan devamlı talep, öneri ve şikâyetlerle gündeme taşıdığımız kadın sorunlarına çözüm üretemediğimizi ve üretilmediğini görüyorum. Bu nedenle, taşın altına elimi koyarak aday adayı olmaya karar veriyorum.


Neden Ak Parti'den aday adayı oldunuz?

Gerek KA-DER Genel Başkanı olarak yaptığım çalışmalarda ve gerekse Avukat Seyhan Ekşioğlu olarak yaptığım çalışmalarda, Ak Parti kadın kollarının neredeyse, senenin 365 günü düzenli bir şekilde çalıştıklarını, değişime açık, kadın sorunlarını tartışabilen, çözüm arayabilen ve bireysel hak ve özgürlüklerden yana olduklarını gözlemliyorum. Dolayısıyla basında yer alan demeçlere değil kendi gözlemlerime göre, Ak Parti'nin kadına yaklaşımını değerlendirdim. Umarım bu durum değişmeden sürer.

Ayrıca icraat düzeyinde Başbakanlığın 4 Temmuz 2006 tarihinde 17 sayılı, özellikle "kadına yönelik şiddetin önlenmesi"yle ilgili genelgeyi yayınlaması, "kadın sorunlarının" devlet tarafından "doğrudan" kabul edilmesi, benim Ak Parti'den aday adaylık kararım üzerinde çok etkili oluyor. Çünkü bu genelge ile kadınların yasa önünde elde ettikleri hakların uygulamada gerçekleşmesi amaçlanıyor. Bu şu demekti: Hükümet, töre cinayeti ile her an karşılaşacak kadınların can güvenliğini önemsiyor. Kadının yaşam hakkına saygı gösteriyor. Böylece, insan hakları, kadının yaşam standardına uygulama ile giriyor.. Bu önemli bir gelişmenin müjdeli başlangıcıydı. Bundan sonra kadın sorunlarına önceliklerine göre çözüm getirilmesi kolaydı. Önemli olan ilk adımı atmaktı. Ben, kadın sorunlarının evrensel olduğuna inanıyorum. Bu çerçeveden bakılırsa, kadın bakış açısı ile bu sorunların hangi inanç ve ideolojiden olursa olsun çözümlenebileceğine inanıyorum. Bu açıdan parti tercihim ideolojik değil, kadın bakış açısı temelli olmuştur.

Bu genelge ile Cumhuriyet döneminde kadın sorunlarının uygulamada çözümlenmesi ilk defa yazılı bir belge ile kabul buluyor. Bana göre bu önemli bir gelişme. Yurt içi ve yurt dışı her platformda bunu dile getiriyorum.

Ayrıca,

Anayasamızın sivilleştirilmesinde, siyasi parti ve seçim yasalarının demokratikleştirilmesi esnasında, kadın bakış açısının etkili olması için katkıda bulunmak isterdim. Bu kanunların yeniden yapılanmasında, kadın mücadelesinin oluşturduğu bilgi ve deneyimlerin de aktarılmasının, çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Ak Parti'de iletişimde bulunduğum üst düzey parti yöneticileri, dostlarım, akrabalarım, özellikle sorunlarının çözümünü sabırla ve sessizce bekleyen kadınların davet ve teşvikleri, aday adayı kararımda etkili oluyor.


Adaylık sürecinde neler yaşadınız?

Aday adaylığım Ak Parti'de ve kamuoyunda, özellikle sorunlarının çözümünü sessizce ve sabırla bekleyen, asla çatışma ortamı istemeyen kadınlardan çok olumlu tepkiler aldım. Adaylığımın kesinleşmesi sürecinde hiçbir şekilde kulis faaliyetlerinde bulunmadım. Ben bir siyasi parti üyesi değilim. 23 yıldır sivil toplum kuruluşlarında ve platformlarında açıklık, samimiyet ve gönüllülüğe dayalı çalışmalar yapıyorum. Bu çalışmaların, Ak Parti'de ve parlamentoda temsil açısından, kendi doğal sürecinde, kabul görmesi benim için önemli. Kulis ve ilişkiler arayışına girmeden, yıllardır verdiğim "kadın hakları" mücadelesinin anlaşılması ve kabulünün kendiliğinden gelişmesi, bana göre demokrasimizde ve lider eksenli siyasi partiler için de dönüm noktası olacaktı.

Yaptığım görüşmelerde aday olduğum milletvekilliğinin, öncelikle "kadınlara" ve "kadın sorunlarına" yönelik olduğunu her zaman belirttim. Kadın sorunlarının evrensel olduğuna inanıyorum. Kadın sorunlarının geniş bir yelpaze içinde, belli bir planlama ile çözülebileceğini, KA-DER eski başkanı olarak ilgililere aday görüşmelerinde ayrıntılı olarak açıkladım.

Başörtüsü sorunun bireysel olarak beni de rahatsız ettiğini, yetişkin, kendi isteği ile inancı gereği başını örten genç kızların üniversitelerde okuyamamalarının ayırımcılık olduğunu düşündüğümü, çözüm üretilebileceğini birçok platformda belirttim.

Ülke sorunlarının yegâne çözüm yerinin parlamento olduğuna, sorunların uzlaşarak çözülmesi demokrasimizin kurumsallaşmasına önemli katkıları olacağına inanıyorum. Bu arada, partililerle yaptığım görüşmelerde kadın hareketinin taleplerini içeren KA-DER' in hazırladığı kadın programını da görüştüğüm kişilere ulaştırdım.


Adaylık sürecinde kadın hareketinde neler yaşadınız, ne tepkiler aldınız?

KA-DER Şube ve temsilciliklerinden ve diğer STK üyelerinden ve avukat arkadaşlarımdan aday adaylığımın başarılı olması dileklerini ileten telefon ve ziyaretler aldım. Arkadaşlarımın ön yargısız olmaları beni memnun etti. Ancak beni düşündüren KA-DER Genel Merkezinde dayanışma beklediğim kadınlardan gelen olumsuz tepkiler oldu.

KA-DER'de ve kadın kurultayında yapılan yazışmaları, gazetelerde hakkımda yazılanları dikkatle takip ediyorum. Aday adaylık sürecimde ve sonucunda yaşadıklarımdan hem dersler çıkartıyorum. Hem de "kadınlar" arasında ki dayanışmanın ne tür engellerle karşı karşıya olduğunu kendi aramızda ve partiler düzeyinde tekrar gözlemleme şansı ediniyorum. Ayrıca kişisel olarak "keşke aday olsaydım sonuç farklı mı olurdu?" sorusunun cevabını da artık aramayacağım. Bu deneyimi, benim gibi bu süreci yaşayan diğer kadınların da katkılarıyla kadın hareketinin gelişmesine katkı sunacak bir eğitime dönüştürme düşüncesindeyim.


Aday gösterilmemenizin sebepleri nelerdir, bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Bana göre adaylığımın kesinleşmemesi "kadın hakları" konusundaki duruşumun anlaşılamamasından ve bu dönüm noktasının ne kadar önemli olduğunun yeterince kavranamamasından kaynaklanıyor. Elbette kimi adaylar için yapıldığı iddia edilen kulis ve diğer faaliyetlerin ne tür yansımalar yarattığı benim bilgim ve ilgim dışında.

Üstelik benzeri süreçler sadece Ak Parti'de değil, diğer partilerde de maalesef aynı şekilde yaşanıyor. Kadın hareketinin içinden gelen hiçbir kadının aday gösterilmeyişi, bu açıdan da çok dikkat çekici.

Kadın hareketi, kadın sorunlarının tespit ve çözümünde önemli bilgi ve deyime sahip. Ama siyasi parti ve siyasi erkin aynı durumda olmadığını üzülerek görüyorum. Bu yaklaşımın adaylık sürecimi de etkilediğini düşünüyorum.

Bu başarılabilseydi, kadın hareketinden kadınların parlamentoda temsiliyle birlikte önemli bir sinerji oluşacaktı. Bu sinerji, kadınlarımızın yaşadığı dışlanma, ötekileştirilme, aşağılanma ve kutuplaşmayı önleyebilirdi. Ben kadın hareketinin tüm kadınlarımızla birlikte hareket etmesi gerektiğine inanıyorum Bu işe kendimi adadım.

Adaylık sürecimin ülkemiz için ciddi bir fırsat olduğuna inanıyorum. Ben yine iyimser bakıyorum, bu fırsatın ötelendiğini, ertelendiğini düşünüyorum.

 
Anasayfa | Hakkımızda | Haberler | Makaleler | İletişim
Bu Sitenin Web Sitesi Tasarımı ve Dinamik İçerik Yönetimi Red Bilişim Tarafından Hazırlanmıştır...