Pazartesi Dergisi  Web Sitesi Anasayfası
Pazartesi Dergisi Hakkında
Pazartesi Dergisi İletişim
Pazartesi Dergisi Anasayfası...
   
AğuEylülEki
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910
 
 
sınır ötesi operasyonla ilgili ne düşünüyorsunuz
 
 
bütün anketler
 

Başbakandan kadınlara: "Mal mı ki bu?"

Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği KA-DER'in, siyasette daha çok sayıda kadının yer almasını sağlamaya yönelik, bıyıklı kadın kampanyası devam ederken birçok yazar ve siyasetçi konuya dair fikirlerini söylemeye ve kampanyayla birlikte kadınlara kota talebini tartışmaya başladı.


Hemen her gün televizyon kanallarının birinde bu konunun tartışıldığı bir haber programına rastlamak mümkün bu aralar. Nuray Mert'in KADER'in başörtüsü meselesiyle ilgilenmemesini eleştirmesine Gülay Göktürk de hemen destek verirken, Perihan Mağden "Başörtüsü de takmayacağım, bıyık da" başlıklı yazısıyla yazılanlara cevap verdi. En son geçtiğimiz hafta Başbakan Tayip Erdoğan da konuya dair fikirlerini ifşa etti. Erdoğan, seçimlerde kadınlara kota uygulanmasını isteyenlere, "Kusura bakmayın, mal mı ki bu, kota veriyorsun? Böyle saçmalık olmaz" diyerek kadınlara dair bakış açısını da bir kez daha dışavurdu. AKP Yerel Yönetimler Kadın Şûrası'nın açılışında konuşan Erdoğan, siyasette kadın-erkek ayrımının doğru olmadığını da belirtmeyi ihmal etmedi. Erdoğan yaptığı konuşmada şunlara söyledi:


"Bazı dernekler çıkmış diyor ki; kota koyun. Affedersiniz, erkeklerin ianesine mi teslim edeceğiz biz hanım kardeşlerimizi? Bu işte tabii ki ehliyet, liyakat arayacağız, onlarla beraber bu yola koyulacağız. "Nasıl olsa kota var, bunu buraya koymamız lazım" dediğiniz zaman olmaz. Ondan sonra yarın bunun bedeli de ayrı bir şekilde ödetilir."


Tayip Erdoğan'ın açıklamaları üzerine "Başbakanın kotayla ilgili söyledikleri kadını yok saydığının itirafıdır" başlıklı bir basın açıklaması yapan Özgürlük ve Dayanışma Partisi Genel Kadın Koordinasyonu ise yaptığı açıklamada şunları söyledi:


"Kadına kota konusuna yönelik sorunu anlamayan veya anlamak istemeyen

yanlış ve çarpık yaklaşımlar ne yazık ki sürüyor. Başbakan Recep Tayip Erdoğan, partisinin kadın şurasında yaptığı bir konuşma da, "Mal mı ki bu kota veriyorsunuz, böyle saçmalık olmaz" diyerek bu yanlış ve çarpık yaklaşımın bariz örneklerinden birini vermiştir. Sorun erkek egemen toplumsal yapının kadınların siyasete katılmalarının önüne koyduğu engellerin kota yoluyla aşılması sorunudur. Kadınlara siyasette mücadele ederek hak edin, istediğiniz yerlere gelin demek aslında eşitsiz koşulların ve erkek egemen yapının üstüne demagojik bir örtü germekten başka bir anlama gelmez. Bu durum bir kez daha göstermektedir ki seçim sürecine girdiğimiz bu dönemde biz kadınlar için siyaset zemini yine kapalı tutulacak ve yine erkek egemen sistem, anti demokratik yaklaşım ve yasalarla sözümüzü söylememizi engelleyecektir. Biz ÖDP'li kadınlar olarak, başbakanın bu sözlerini protesto ediyor ve kendilerinin şunu bilmesini istiyoruz: Sorun kadınların kotayı neden istediği değil, neden daha çok kadının siyasete katılmadığıdır. Başbakana göre kadınlar bir oy potansiyelidir. Seçimlerde de vitrin süsü olarak kullanılır. Böyle erkek egemen bir zihniyetten başka ne beklenebilir ki? Kota bir hak arama talebidir. Verilmiş değil, kadınların uzun yıllardır verdikleri mücadeleler sonucu kazandıkları haklardan biridir. Kota, kadınların siyasi temsiliyetinin önünü açmak ve karar organlarında kendi gelecekleri için söz sahibi olmalarını sağlamak için uygulanır. Bu ülkenin yarısıyız. Seçim sandığına atılan oyların yarısı kadınların. Ama görünür değiliz. Siyasi partilerde de, mecliste de tümüyle erkek egemenliği geçerli. Bunun için diyoruz ki kadınların eksik temsil edildiği bir siyaset, kadınların sorunlarını çözemediği gibi, ülkenin sorunlarını da çözemez. Kadınların temsil edilmediği bir siyaset, kadına yönelik ayrımcılığı ve şiddeti önleyemez.

Kadınların temsil edilmediği bir siyaset, toplumun en yoksul, en mülksüz, en güvencesiz ve en düşük ücretli kesimini oluşturan kadınların sorunlarını çözemediği sürece, sosyal adaletten söz edilemez. Bu nedenle de biz ÖDP'li kadınlar olarak nasıl bir dünya istiyorsak, öyle bir partimiz olmalı dedik. Parti organlarında temsiliyetimizi yüzde 50ye çıkardık. Eğer siyasi temsil için geçici olumlu önlemler alınırsa, daha çok kadın, siyasette de, hayatta da daha eşit ve özgür koşullarda sözünü söyleyebilir ve güçlendirebilirse, hayatın da, siyasetin de çehresi değişecek! Bu nedenle; Tüm siyasi partileri pozitif ayrımcılık yöntemlerini benimsemeye, yasalarda gerekli tüm değişiklikleri en kısa sürede yapmaya çağırıyoruz."

 
Anasayfa | Hakkımızda | Haberler | Makaleler | İletişim
Bu Sitenin Web Sitesi Tasarımı ve Dinamik İçerik Yönetimi Red Bilişim Tarafından Hazırlanmıştır...