Pazartesi Dergisi  Web Sitesi Anasayfası
Pazartesi Dergisi Hakkında
Pazartesi Dergisi İletişim
Pazartesi Dergisi Anasayfası...
   
AğuEylülEki
PtSaÇaPeCuCtPz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910
 
 
sınır ötesi operasyonla ilgili ne düşünüyorsunuz
 
 
bütün anketler
 

Yargıçlar çamaşır yıkamalı mı?

Doğa marifetiyle kadın nüfusu erkeklerinkinden küçük bir farkla daha fazla ve biz diğer cins öldükten sonra ekstra birkaç yıl yaşıyoruz. Sizi rahat ettirecek, gerekirse bakımınızı üstlenecek profesyonelleri finanse edecek geliriniz varsa bu birkaç yıl fazla ömür hoş olabilir tabii.


Kadın hakları konusunda pratikte ilerleme kaydedemediğinden, erkeklerin rahatça kadınları öldürebildiklerinden veya dövebildiklerinden olmalı, Türkiye dünya ortalamasından sapmış.


1927?1990 arası yapılan 13 nüfus sayımında sadece ilk üç sayımda kadınlar küçük bir farka önde görünüyor. Son iki sayımda (1997?2000) kadın ve erkek nüfusları nedense ayrıca belirtilmemiş. 2000 yılında kadın erkek toplam 67.803.927 kişiymişiz. 5 yılda doğanları da hesaplarsak aşağı yukarı 35 milyon kadınız. Şimdi milyonlarca kadının içinde birine odaklanacağız ve 70?li yıllarda doğduğunu varsaydığımız bir bebekten bahsedeceğiz.


Annenin çalışan kadın olma olasılığı düşük, yüzde 25, dolayısıyla ev kadınıdır diyelim. ahminen bu bebeğin annesi, (dünyada) her yıl gebelik ve doğumla ilgili komplikasyonlar sonucunda ölen yarım milyonu aşkın kadından biri değil. OECD ülkeleri arasında bebek ölümlerinde birinciliğe oturmuş Türkiye?de sağlam doğduğu için bebeğimiz de şanslı. Anne eğer gazeteleri takip ediyorsa takvimler 1971?i gösterirken orta yaşlarında ilk defa bir kadının bakanlık mertebesine ulaştığını okuyup sevinmiş, belki kızı için de böyle mevkilerin hayalini kurmuştu.


Annenin okula gönderilmeyen her 100 erkek çocuğa karşın bu haktan mahrum bırakılan 115 kız olduğunu tam rakamıyla bilmesi gerekmiyordu, 1869?da kadınlara eğitim zorunluluğu getirilmesine rağmen 21. yüzyılda hâlâ kızların kampanyalarla okula çağırılmasını, 2000?de kadınların yüzde 19,4?ünün okuma yazma bilmemesini de garipsemeyebilirdi, zaten çevresi bu istatistiklerin yaşayan örnekleriyle doluydu.


Bebek büyüyüp okula başlamıştır artık, güzel karneleriyle evdekileri sevindiren bu kız çocuğu, annesi kadar hayat deneyimi olmadığından sınıftaki kız arkadaşlarının üçte birinin ilköğrenimini tamamlamadan okuldan ayrılmasına şaşırmıştır. Genç kız ortaöğretime devam eden şanslı yüzde 43 arasındadır. 90?larda üniversitede yine oranı epey düşen çok şanslı azınlık arasındadır (yüzde 29,7) ve ilk (ve tek) kadın valiyi, başbakanı, kaymakamı da görmüştür.


Üniversite mezunu kadınlarda işsizliğin yaklaşık yüzde 20 olması hukukçu kızımızı umutsuzluğa düşürmez. O memur olacaktır ve 1913?ten beri kadınlar, yükselme şansı tanınmasa da kamu sektöründedir. Evlendiyse eşiyle iyi geçindiğini umduğumuz hukukçu kadın en azından mesleği gereği şiddet gören pek çok kadınla karşılaşmıştır. Görevini yaparken içten içe bazı kadınların dayağı hak ettiğini mi düşünürdü yoksa maçoyu gözünden tanıyan bir feminist miydi, bilemeyiz. Devlet memurluğu özelini deşifre etmesine engeldir.


Ancak iyimser bir yorumla, faşizmin rezil tezahürleriyle bire bir muhatap kalmak durumuna düşen yargı mensuplarının, kadınsa bir yargıcın bile erkeklerin ?şiddet uygulanabilir insan? kategorisine dahil edilebileceğinin ayırdına vararak, cinsel ayrımcılık üzerine kafa yormaya başlayabilecekleri umudunu besleyebiliriz.


Kamu hizmeti veren hastane, karakol gibi yerlerde istatistiksel verilerin kaydı tutulmasa da evli kadınların yüzde 97?sinin en az bir kere sözel, fiziksel şiddete uğradığını kadın kuruluşlarının yaptığı araştırmalardan öğreniyoruz. Eğitimli-eğitimsiz, zengin-fakir, güzel-çirkin, kariyerli-kariyersiz, kendini ayrımcılığın dışında sanan ya da sanmayan hiçbir kadın güvende değil.


19 Şubat?ta verdiği kararı beğenmeyen bir sanık yakınının saldırısına uğrayan kadın yargıcın burnunda kırıklar, başında ezikler tespit edildi. Yargıç hâlâ oranı iyice düşen en mutlu azınlık arasında çünkü saldırgan gözaltına alındı. Dilerim saldırgan mahkemeye çıkarıldığında karşısında yine bir kadın hâkim bulur...


Kaynaklar: Dördüncü ve Beşinci Dönem Birleştirilmiş Periyodik Ülke Raporuna Hitaben, CEDAW- Türkiye Gölge Raporu Kasım, 2004, DİE verileri, Emine Bozkurt?un ?Türkiye?de kadın hakları ve fırsat eşitliği? raporu, UNICEF "Dünya Çocuklarının Durumu 2007? raporu.


Nermin Ketenci

 
Anasayfa | Hakkımızda | Haberler | Makaleler | İletişim
Bu Sitenin Web Sitesi Tasarımı ve Dinamik İçerik Yönetimi Red Bilişim Tarafından Hazırlanmıştır...